İnşaat

banner_insaat

Yükselir İnşaat yükselmeye devam ediyor. Yurt içinde ve yurt dışında, istihdam yaratmadan, projenin tamamlanmasına kadar her detayı vizyon ve misyon değerleri tarafından belirler. Mükemmel yönetim birimlerindeki son teknoloji kullanılarak her zaman ve kesin olarak yüksek kalite sağlamak için çalışır. Yükselir İnşaat standartları uluslararası kabul görülen prosedürlere dayanmaktadır. İnşaat sektörünün en önemli kriteri olan İş Sağlığı ve Güvenliği Sistemi’ne bağlı olarak hareket eder. Belli aralıklarla gözden geçirilen iş süreçleri, uygulama planı, prosedürler ve şartnameler ile ihale koşullarına uygun olarak proje değerlendirilir.

Bu süreç içinde en üst seviyeler ve en iyi güncel donanımlı malzemeler uygulamalara dahil edilir. ‘Sıfır Kaza’ politikası ile ofislerinden, şantiyelerine, tüm ilgili tesislerinde çalışan personelin kalitesine yüksek ölçüde önem verir ve en iyi iş politikalarını ve standart üstü çalışma koşullarını özümseyerek inşaat sektöründe, tüm proje ihtiyaçlarınız için müşteri memnuniyetini göz önünde bulundurarak başarılı yatırımlar gerçekleştirir. İnşaat sektörüne 1996 yılında başlayan Yükselir İnşaat yurt içinde ve dışında bir çok büyük projeyi başarı ile tamamlamış, bu yıllar boyunca kazandığı deneyim ve birikimlerini modern çalışma metodları ve yeni inşaat teknolojileri ile birleştirerek sürekli yenilenmeye önem vermiş, yürütmekte olduğu işlerde en iyi çözümleri sunarak uluslararası arenada bir çok saygın inşaat şirketiyle de başarılı ortaklıklar gerçekleştirmiştir. Küçülen dünyamızda sorunlar artık ülke sınırlarını aşarak diğer ülkeleri de etkilemekte. “Çevrecilik yaklaşımı” evrensel bir sorunu simgelemekte ve çözümü de evrensel sorumluluklar gerektirmektedir. Dünya hızla değişiyor.

Yeni dünya düzeninin olmazsa olmazları “Sürdürülebilirlik, Çevre ve Toplam Kalite” konuları; öncelikle insana ve doğaya hizmet etmeyi ilke edinmiş Yükselir İnşaat’ın olmazları arasında ilk sıralarda yer almakta. Kaynakların yok edilmeden korunarak ve geliştirilerek, gelecek kuşaklar göz önünde tutularak, ekolojik dengelerle ekonomik gerekler arasında kurulacak doğru dengelerle sağlıklı çevreler oluşturarak, toplumların refah ve mutluluğu sağlanabilir ancak. Doğanın en vazgeçilmez ve kutsal varlığı insandır. Onun yaşaması için gereken ortamı sağlamak ise ilk ödevimizdir.